Font Size

SCREEN

Profile

Layout

Menu Style

Cpanel

DİĞER DİSİPLİNLER

 
 

Fıkralar

Fıkra gibiydi yollarımız, köprülerimiz, yasadıklarımız.

ROBOT VE IQ

     Adamın biri bara girer ve kendisine bir içki söyler. Barmen bir robottur. Adama mükemmel hazırlanmış bir kokteyli çabucak servis yaparken sorar:
 -"IQ'ün kaç?"

 Adam "150" diye cevaplar..
 Robot adamın IQ seviyesine göre sohbete başlar, uzunuzun Quantum fiziki, küresel ısınma, biyo teknoloji, ekonomi, insanlığın seksüel gelişimi üzerine konuşur..
 
 Adam robotun bilgisinden etkilenerek kendi kendine "Bu gerçekten inanılmaz" diye düşünür ve robotu denemeye karar verir. Bardan kalkar, tekrar kapıdan girer bara gelir ve yeni bir içki söyler.
 
 Robot yine mükemmel hazırladığı içkiyi çabucak servis yapar ve sorar:

 -"IQ'ün Kaç?"  

 Adam "100 civarı" diye cevaplar. Robot gene uzun uzun sohbete başlar ama bu kez futbol, borsa, arabalar, rakı ve görüşler hakkında sohbet açar.
 
 Çok etkilenen adam robotu bir kez daha test etmeye karar verir ve tekrar kalkar. Yeni bir müşteri gibi bara yaklaşır bir içki daha söyler.
 
 Robot çabucak servis yaparken sorar:

-"IQ'ün kaç?".
 
 Adam, "mmm, sanırım 50 civarı" der.
 
 Bunun üzerine robot, adama son derece yavaş bir
 biçimde şu cevabı verir:
 
 - Ya...ni...Yi..ne..Ta..yy..ip'e oy
 ve...re...cek...sin... de...se...ne!

 

 Beni Denize Gömün

Yolculuktan dönen Idris, kahvede oturanlara sordu :
- Yahu pizum Temel nasil öldi?
- Kalpten cittu, dediler.
- Vasiyetu filan var miydu?
- Var idu. "Beni denize gömün" demis idu.
- Cömdünüz mü?
- Cömdük amma, mezarinu kazarken çok kayip verduk…

 Bir araya getirene kadar

Azrail temelin yanına gelir ve kardeş vaktin tamam hadi gidelim der.Temel de uyanık ya yalvarır 
-Bana 5 yıl süre ver ondan sonra gel al canım?. Azrail tamam der temel de kendi kendine pilot olursam beni havada yakalayamaz diye düşünür.
Derken 5yıl sonunda azrail pilot temelin yanına gelir ve vakit doldu gidelim der. Temel; şimdi canımı alsan arkada 300 yolcu var onlar ne olacak deyince… 
Azrail :Oğlum hepinizi bir araya getirene kadar anam ağladı zaten...

 Çilitledum

Başbakan tarafından merkez ilçe kongresine destek amacıyla Trabzon'a gönderilen Maliye Bakanı, şehre girmek üzeredir. O sırada meydanda bisikletini parkeden bir vatandaş, yandaki kahveye girer. Az sonra bir polis kapıdan içeriye doğru bağırır:
  -Kardeşim!!! Dışardaki bisiklet kiminse alsın... Az sonra Maliye Bakanı  gelecek.
Trabzon'lu içerden aynı ses tonuyla cevap verir.
  - Bi şey olmaz...Bi şey olmaz...Çilitledum!

(kilitledim dedi yani)(NOT:bu olay gerçektir)

Davar köpegi

Bir gün koyunlarını otlatan çobana yaklaşan Temel: 
-Hey hemşerim kolay gelsin. Sana burada kaç koyun olduğunu söylersem bana bir koyun verir misin?
 Çoban biraz düşünmüş ve aklından "Ulan ben bile burada kaç koyun olduğunu bazen şaşırıyorum bu adam nerden bilecek demiş" ve Çoban: 
- Tamam bilirsen al bir tane koyunu götür. Temel: 
- Tam 548 koyun var. Çoban: 
- Hemşerum doğru bildin. Bir koyunu al götür.
Tabi Temel gitmiş koyunların arasına dalmış ve en irisini sırtlamış götürürken 
Çoban: 
 - Hey...!Dur bakalım bende senin nereli olduğunu bilirsem koyunu geri bırakacak mısın?
Temel kabul edince çoban: 
- Sen Trabzon' lusun. 
- Peki  bildun, nereden anladın? 

- 548 tane koyun içinden davar köpeğini sırtlayıp götüren Trabzon’ ludan başkası olmaz da ondan..

 Dünyanun bütün öğrencileri kardeştur

 Laz Marks (9 Ocak 2007, Salı)

Haçan bizum uşaklar geçen gün İstanbul deplasmaninda olduğumi duymişlar, arayup, "Laz Marks Emice, İstanbul Üniversitesi'ne yolun düşersa sana bir çay ismarlayup, sohbet etmak isteyiruz" dediler.

Uşaklarla oturup sohbet ettuk, dertleştuk. Biraz ben koniştum, sonra da onlara sordum. Ula uşaklar, dertlerunuz nelerdur?

Uşaklar çok dertli ve doliydilar. Paradan girdiler, ailelerinun tutumindan, okul yönetiminden ve bürokrasiden çiktilar.

Ailenun ve yilgunluğun kökeni
Efendum aileler, memleket meseleleriyle uğraşan üniversiteli uşaklarina, paçilarina, "Birakun bu yollari. Biz da geçtuk o yollardan. Bir faydasi yok, başunuza iş almayun" deyimiş.

Kendi uşaklarina bile yilgunluklarini, bezginluklerini aşilamağa çalişan ebeveynlerun çokluğina bakinca insanun aklina, "Ula amma eski solcumuz varimiş" fikri geliyi.

Herkes birgün Fenerli olacak diye sadece kombine bileti alabilen Fenerlilerun inanduği bir masal vardur. Haçan deyirum, "Herçes bir gün solci olacak!" diye bir söz da var mi? Bu memleçette bir zamanlar herçes sadece bir günluğine solci olmiş olabilur mi? Yoksa bu kadar 'eski solci'nun olduği bir ülke dünya uzerinde bile yoktur.

Burokrasi ve kimluk bunalumi
Herçesun üzerinde en az 7-8 tane kimluk varimiş. Okul kimluği, paso, yemekhane, yatakhane, yurt, öğrenci kimluği... Tam bir kimluk bunalumi. Uşaklardan birisi, "Laz Marks Emice, habu kredi kartlarini cüzdanindan dökerek saçan türedi zenginler gibi olduk. Havali oliyi ama ne çektuğumuzi bir biz bileyiruz" dedi.

Gayri Safi Milli Sivil Polis
Üniversitelerde kişi başına 10 sivil düşeyimiş. Ülkemuz, halkina verduği refah ve zenginluk açisindan küme düşeyi ama kişi başina düşen gayri safi sivil polis oraninun maşallahi var; kişi başina 10 polis.

Karakolda universite kurmak
Çukurova Üniversitesi Kampüsü içende karakol varimiş. Yakinda üniversitenun içine bir tane de adliye ve hapishane açarlarsa şaşurmayun. "Parali eğitime son!.." diyen öğrenciyi direkt olarak karakola çek. Hemen yan kampuste mahkeme et, hooop oradan da arka taraftaki hapise tık. Nedur? Yüksek Öğrenim. Oldi.

Bet muncurli bürokrasi
Öğrenci işlerinde aksi memurlar vardur dediler. Bir tane de örnek verdiler; efendum bet muncurli memurlardan birisi öğrenci kardeşumuza bir gün sinirlenp bağirmiş, "Öğrenci belgesini da mi ben vereceğum sana!.."

Adam hakli, öğrenci belgeleri genelde üniversiteye en yakin kasaptan alinur. Bizum uşaklarun zevzekluği işte. Ula ne kizdurayisunuz memurlari.

Memur da ne yapsun, bütün gün uşaklari gözlerinun öninde sopalayup durayiler. Bir sopa da ben atayim demiş olabilur.

Öğrenci yaşken eğilur
Uşaklara universitede yapacaklari eylemden önce soruşturma kağıdı gönderilmiş. Devletun vatandaşiyla ilgili yildirum hiziyla çaliştuği ender vakalardan biridur herhalde.

Sorişturma kağidini daha lisede okurken gönderun bari. "Bu uşaktan fena halde şüpheleneyiruk, bu İstanbul Universitesi'ni kazanacakmiş gibi durayi. Hatta kazanup, okula girince parali yemekhaneyi ve eğitumi pirotesto edecekmiş gibi bakayi. Buna hemen soruşturma açalum."

Marmara Bölgesi Ayran Sorumlusi yakalandi?
Bizum uşaklar genellukle zil* olur. (Zil: Yolsuz, parasuz.) Efendum yemekhaneler özel sektöre devredilince uşaklar haliyle bu durumi pirotesto etmişler. Üniversite idaresi öğrencinun gıki çikmasun, her şeyi kabullensun diye düşünduği içun uşaklarun 'gık'larini kaale almamiş doğal olarak. Uşaklar da yemekleri boykot edup, kendi yiyeceklerini dişaridan geturmağa başlamiş. Tabi 'polis-idare eleele, bağımsız üniversite kümeye' durumi hasil olduğindan hemen polis marifetiylan bu dişaridan gelen yiyeceğun yolini kesmağa çalişmişlar.

İçeri yiyecek sokan uşaklar fişlenmeye, takip edilmeye başlanmiş.

Polis telsuzlerinden yapilan anonslar da biraz değişmiş haliyle;

- Pııh pııh!.. Malum Şahıs-16 geliyor. Üzerinde çok miktarda yasadışı ekmek tespit edilmiştur.

- Pııh pııh!.. Amirum, Marmara Bölgesi Ayran Sorumlisi içeri gireyi. Takipteyiz..

- Pııh pıııh!.. İhbar var amirim, Malum Şahıs-23 üzerinde iki ekmekle ana kapidan içeri gireyi.

- Pııh Pıııh!.. İhbar yanliş çikti. Bu oğrenciyi yem olarak kullanup, bizi ana kapiya çekmişler. Başka bir öğrenci arka kapidan 30 ekmekle içeri girmiş. Anlşildi, tamam...

Üniversiteye silogan sokmak yasaktur
Çaylarumuzi içup muhabbeti koyulaşturduğumuz bir anda aciyi bal eylemeyi çok eyi beceren uşaklar, haklarindaki suçlamalardan birkaç örnek verdi; bir gün kantini basan polisler uşaklara, "Silogan atmişsunuz, yaralanan olmiş" demiş. (Büyuk ihtimalle bunlarun kafasina gelmiştur.)

Gene bir gün (fikra gibi oldi ama yaşananlar da fikra gibi be kardeşum) üniversitenun kapisindan girerken üzerlerini arayan bir görevli, "Emir alduk, üzerunuzi arayacağuz. Üniversiteye silogan sokmak yasaktur, üzerunuzdeki siloganlari şöyle bir kenara birakun" diye açuklamada bulunmiş.

Anlaturken komik oliyi ama yaşarken uşaklarun beyuk acilar çektuği bir gerçek.

Ama dedum ya, aciyi bal eylemek, bu baskilar karşusinda bile kikirdeyebilmek, kendisi ve insanluk içun mücadele edenlerun bilduği bir simyaciluk çeşitidur. Bütun bu saçmaluklar, zalimlukler, insandişiluklar tarihun çöp tenekesini boylayinca hepbirlukte bunlari anlatup gülup eğleneceğuz. Belki o zaman bizum Temel'e bile fikralarda fazla mesai yapturmamuza gerek kalmayacak

Fosfori eksuk etmayun uşaklar, bol bol hamsi yeyun.

                                                         Laz Marks Emice 

 

 

 

 

 

Sosyal Medya

 

DİL ÇEVİRİCİ

Turkish Chinese (Traditional) English French German Greek Italian Japanese Lithuanian Portuguese Russian Spanish

Klasik Müzik ve Dilli Kaval

In order to view this object you need Flash Player 9+ support!

Get Adobe Flash player

Powered by RS Web Solutions

In order to view this object you need Flash Player 9+ support!

Get Adobe Flash player

Powered by RS Web Solutions

In order to view this object you need Flash Player 9+ support!

Get Adobe Flash player

Powered by RS Web Solutions

SAYAÇ

Makale Görünüm Sayısı
1860452

65 ziyaretçi ve 0 üye çevrimiçi