Font Size

SCREEN

Profile

Layout

Menu Style

Cpanel
 
 
     Validebağ, Talan ve Yalan-2 / FotoALBUM
 
     
     Birinci yazımda ( Talan ve Yalan ), Validebağ'a komşu olan tüm semtlerin ve Acıbadem'lilerin zorluklarını anlatmıştım. Basit gibi görünen bu girişimin ana nedeni; cami değil, oradan girerek asıl KORU içine sızmaktır. Hukuk tanımayan, adalet bilmeyen bir belediye ancak böyle davranır. Daha kısa bir süre önce yaşadığımız GEZİ direnişi de böyle bir inattan doğmadı mı? SERMAYE, RANT ARAR. Halkın oyları ile seçilenler, SERMAYE tarafına geçip bu kapıyı açmak ve bu ranttan pay almaya çabalıyorlar. Böyle inat ve hukuk tanımayan belediye ile ile karşı karşıyayız.
    İşin asıl kötü ve kirli tarafı kara propagandaya başvurmaları. Yalan ve talan bir arada. 
    1-Bir ağaç günde, 40 kişinin oksijenini sağlıyor. Bu koru kendisine, çocuklarına da de oksijen sağlıyor. Kendi oksijenini yok edebilecek bir kafa sahibi olmak, nasıl bir şeydir?
    2-Validebağ Korusu kuşların göç yollarında, önemli bir alan. Zaten İstanbul'a dikilen koca koca binalar kuş yollarına önemli bir engel. Şimdi de bu koruya göz dikmek nasıl insani bir davranış?
    3-Korunun yöresinde çok sayıda semt ve çok sayıda yaşayan semt sakinleri var. Kendilerine oy verenler dahil. O insanların yürüyüş, dinlenme ve spor alanı. Nasıl bir görevli yüreğidir bu, kendilerine oy verenlere bile insanlara düşman olmak?
    4-Dünyadaki park ve bahçe örneklerini göremeyecek denli cahil olmak nasıl bir kültürdür acaba?
    5-Kendisi de bir avukat olan birinin, başkalarının haklarını tanımaması ve onların vergileri ile okumuş olması, nasıl bir adalet anlayışıdır acaba?
    6-Cami cami diyenlerin gerçekte dertlerinin cami olmadığı ortaya çıkmıştır. Çevrede yirmialtı caminin olmasına karşın, yalan söylemek nasıl bir din sahibi olmaktır dersiniz?
    7-Ezan sesine karşı mısınız diyebilen insanların, nelerin peşinde olduklarını zaten anladı kör-sağır sultanlar. Yani iki kişi de ezan sesi istemesin. Başka bir dinden ya da dinsiz olabilirler ve bu onların en insani haklarıdır. Kimsenin tartışmasına gerek yoktur. Tartışmak bir provokasyondur. Konuyu saptırmaktır. Aslında ezan değildir burada söylenmek istenen. Hoparlörün gereksiz ve yüksek gürültüsüdür. Kaldı ki, din açısından konuşmak isteyenlere iyi bir örnek yaşanmıştır Mısır'da: Mısır Krallarından biri, kısa bir süre önce, minarelerden hoparlörleri söktürdü. İmamlara da dedi ki; ezan insan sesiyle olmalıdır, ezanın aslı budur. Hoparlörler uygulaması dinimize uygun değildir. Ayrıca size bunun için para veriyorum. Bilgisizliğimize bakın: Bizimkiler daha da ileri gittiler. Merkezi hoparlörler kurdular ve köylere kadar ulaştılar. Böylece ezanı tek merkezden vererek, imamlara daha bir rahatlık sağladılar. Kaldı ki; imama para, maaş vermek yoktur. Yani şimdi asıl bunlara sormak farz oldu; yoksa bizim dinimiz başka bir din mi? 
     Ne diyelim, yalan ve talan sürüyor.

Validebağ Korusu

Talan ve Yalan .... FotoALBUM-2  / FotoALBUM-3

Şu güzelliğe düşman, yalan ve talancılar.

Burası, Validebağ Korusu. Cumhuriyet'in ilk yıllarında (1927), Öğretmenlere verilmiş. Belge soracaklara bu sözüm: Öyküsünü, belgesini ne edeyim? Gerçeği önümde. Şu görünen korunun içinde öğretmene ait her şey var. Bakım evi, senatoryum, otel, okul, hastane, çocuk evi, öğretmen evi...Öğretmen ne denli sağlıklı olursa yurduna-çocuklarına o denli yararlı olur. Atatürk ve Eğitim Bakanı böyle düşünmüşler. 

 

İşte Mustafa Necati heykeli. (adının altındaki tarih 1894-1929 yazıyor. oysa 1864 İzmir doğumludur. Buradaki yanlışlığı kimse düzeltmesin. Düzelteceğiz derken heykeli yıkar bu sanata tükürenler.) Öyle değerli biri ki; heykeli dikiliyor. Merak eden bir araştırsın. 

Hastaneden dönerken, koruda yapılan değişikliklere bakıyordum. Adamlar girmişler koruya yol yapıyor, duvar örüyor, kahvehaneler düzenliyor, emir ve komuta içinde kimin eli kimin cebinde belli mi? Söylenince yasal diyorlar. O dediğin yasa bu koruyu 1.Derecede SİT alanı olarak belirlemiş. Dokunmak ne demek; çivi çakamazsın. Çık buradan, yasa diyorsan. "Ne diyorsa tersi" Burada aynı, yasa diye diye yakında Anayasayı çiğneyecekler. (Çivi dedim de; İstanbul Belediye Başkanları suç işliyorlar sürekli. Savcılar başlarını kaldırsalar da ağaçlara çakılan çivilere bir göz atsalar) Cumhuriyet nerede güzel, doğru bir iş yapmışsa onu yok etmeyi planlamışlar demek ki. Burası da talan edilecek. Vatandaş izin verirse! Ankara'da Atatürk çiftliği'ne yaptıklarına bakamıyorum bile. 

 İşte onu diyordum. Heykele yaklaştığımda üç kişi konuşarak yürüyorlardı. Ben heykelin yanına geldiğimde onlar iki kapısı açık makam aracına varmışlardı. Çok merak ettim soracaktım, yetişemedim. Görevleri neydi, kimdiler? Yıllardır M. Necati'nin heykelinin havuzu pislik içinde, ama belediyeler ilgisizler. Koru görevlileri ne yaparlar bilmem. Ben temizlesem mi? Neden temizledin diye tutuklarlar.

Buradaki güzellikler için; anlatmak yetmez, bir kaç foto sunuyorum:

Bu güzelliklere düşman olan halk mıdır? Çocuklar olabilir mi? Öğretmenler midir yoksa? Çalışanları mıdır, bilen söylesin? Bilindiği gibi değil elbette. Bu güzelliklere düşman olan SERMAYE. Paranın esiri olanlar kısaca. Burayı talan etmeyi kafalarına koymuşlar. Boş kafa işte...Tek para olarak görüyorlar dünyayı. Tabi politikacılar, burayı sermayeye peşkeş çekerken Cumhuriyetin değerli bir mirasını da yok etmeyi hedefliyorlar.  Bundan daha iyi bir zaman bulamazlar. Diğer partileri de öyle ya da böyle bağlamışlar. 

Bir yandan Cumhuriyet Bayramı' nı kutla, diğer yandan Cumhuriyet'i yıkacak ne varsa yap. Nasıl bir kafa yapısı, ne denli çelişkili. Bir başka çelişki ve yanlışlığı da yazayım: Sermaye paraya doymuyor. Para kazanmanın yollarından biri de, reklam. Ana arterlerden geçerken çevrenize bir göz atın ve yalnızca okulları sayın, kaç tane? Reklam olsun, görünsün diye buralara kuruyorlar okulları. (NOT: Çok güzel yeşil alanlarda olan okullar da var.) Egzost gazı, kurşun zehirlenmesi, toz, gürültü altındaki okullar tam sağlıklı raporlar alıyorlar. Bunlar çoğunlukla özel okullar. Gülüyorum oynadığınız oyunlara. Burası önemli; çocuğumu asla böyle bir okula vermem. Haliyle parası olanlar veriyor. Çocukları bu denli değersizmiş meğer. Bizler, çocukları adam etmek için çırpınırken, bunlar çocukları  hiç önemsemiyorlar. 

Şimdi de tutturmuşlar, bu korunun acıbadem tarafındaki kapısının önüne dini bir inşaat yapacaklarmış. Söyledikleri yer okul önü, yeşil alan, park. Attıkları kadar-külliye- büyük inşaata uygun değil zaten. Ne yapacaklar dersiniz? Alan yetmedi, ne yapalım koruya taştık! Sonra? Koruya aştık! Koruyla şakalaştık. Mahalleli nöbete başlamış, dozerin önüne yatmışlar. Biliyorsunuz, Öğretmen Evi yakınında da park yapıyorlardı. Gönüllüler yıkmışlardı.

"Ne derse tersi" diyenlerle uğraşmak için; yasal olan çerçeve yetmez görünüyor. Biliyorsunuz SİT korumasını bir gecede torba yasayla kaldırıyorlar. Sonra bir yerine üç villa dikiyorlar. Ar damarı çatlaması bu olsa gerek.

Bunca inşaat, bunca aceleciliğin altında bir korku var gibi. Sanki, politik ve maddi bir açmaz sıkıştırıyor. Vatan ve vatandaş yaşamayı seçmişler bir kere. İzliyoruz. Kolay gele...

21.10.2014 saat.05.oo cıvarında polis, zabıta ve iş makineleri saldırmış Üsküdar Beled,yesi. İşgal etmiş, alanda çalışmaya başlamışlar. İşte adalet diyorsunuz ya, haklara saygı diyorsunuz ya, insanlık seviyesi diyorsunuz ya! Tümünü gördük. İşte son hali.

 2014.10.26 Günü de dahil olmak üzere Validebağ, Acıbadem gönüllüleri buralardayılar. Hak koruma bu durum. Dünyada savaş çıkarmaktan kaçınmayan, çekinmeyen ruh halini buradaki insanlar anlayamaz. Çünkü insanlar. Bir hayvan, bir insan, bir çiçek, bir dağ her şeyi değerli bulurlar. O nedenle; yıkımlara, betonlara, rant için ağaç kesmelere bir anlam veremezler.

En son bir yürüyüşle dertlerini anlatmaya çabaladılar: FotoALBUM

savaş-SANAT

Yine ırak savaşı pişiriliyor.

Devamını oku: savaş-SANAT

 

Dünya Tarihinin İlk Romanı Türkçe’de
Ve Son Yunan Edebiyatçıları

Devamını oku: Dünya Tarihinin İlk Romanı Türkçe’de

Sanatta 50. yıl

REDFOTO

Intert.Press Card

 

Türkiye Gazeteciler Sendikası

 

International Press Card

(Uluslararası Basın Kartı)

Sosyal Medya

 

DİL ÇEVİRİCİ

Turkish Chinese (Traditional) English French German Greek Italian Japanese Lithuanian Portuguese Russian Spanish

Klasik Müzik ve Dilli Kaval

In order to view this object you need Flash Player 9+ support!

Get Adobe Flash player

Powered by RS Web Solutions

In order to view this object you need Flash Player 9+ support!

Get Adobe Flash player

Powered by RS Web Solutions

In order to view this object you need Flash Player 9+ support!

Get Adobe Flash player

Powered by RS Web Solutions

SAYAÇ

Makale Görünüm Sayısı
1860439

60 ziyaretçi ve 0 üye çevrimiçi

Buradasınız: Anasayfa DüzYAZI