Yıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değil
 

Boyama Kitabı: Beş Cinayet

(Bu başlığı özellikle koyduk.)

Cinayet, adam öldürmek.(TDK Türkçe Sözlük)

İşte boyama kitapları, öldürmeye tam teşebbüsten tutun da sakat bırakmaya değin varan bir çok suçu gerçekleştirmektedir.
Ne adına: TEK PARA KAZANMAK ADINA

BOYAMA KİTAPLARI BASILMAMALIDIR.

Boyama kitaplarının hiçbir eğitsel değeri yoktur.
Hemen yerine ne yapacağımızı, yapılması gerekeni öncelikle anlatalım ki, değerli zamanımızı boşa harcamayalım.
…………………………………………………………………...

ÖNCE KENDİMİZİ YENİLEYELİM
1- Çocuk psikolojisi bilgilerimizi yenilemeliyiz. Her yaşın psikolojik özeliklerini öğrenmeliyiz.
2- Çocuk resimleri hakkındaki bilgilerimizi yenilemeli, öğrenmeliyiz. Çocuk resimleri her yaşta farklılıklar gösterir. Ayrıca aynı yaş çocuklarının bile farklı resimleri olacaktır. Çünkü; her çocuk özeldir. Kendine özgü özellikleri nedeniyle, farklılıkları da resimlerine yansıyacaktır.
3- Resim gereçlerini ve işlevlerini tanımalıyız.
…………………………………………………………………….

DENENMİŞTİR, GÜVENLE UYGULANABİLİR.

1-Resim defteri değil, resim kağıdı kullanınız:
Defter sayfaları, birinden ötekine hızlıca çevrilebilir. Defter sayfalarına bir nokta bile koysa, bu nokta, bir çok çocuk için çok değerlidir ve resim değeri taşıdığından, sayfayı çevirebilir, ötekine geçebilir. Aceleci yapıdaki çocuğu, daha da aceleciliğe sürükleyecek bu tutum, davranış bozukluğu yaratarak, algılama sürecini, çalışma disiplini gelişimini olumsuzluğa yöneltecektir.
Dosya kağıdı olan 29x21cm boyutundaki A4 kağıdını da çabuk yırtılacağı için resim çalışmalarında vermeyelim. Çabuk değiştirilmesi, ucuz ve kolay olması seçilme nedeni olsa da kullanmamalıyız.
Oysa, boyutu 25x35cm olan çalışma yüzeyi olan bir resim kağıdı verildiğinde baştan planlamayı yaparak daha uzun süre çalışacaktır.

2- Boya ya da fırçalar kalın uçlu olsun. ( 9 yaşına değin)
Hızlı-acele resim yapan çocuğun ilk yaşlarda bu tutumunu destekleyen kalın uçlu boya ve fırça kullanmalıyız. Kağıdını hızlıca doldurmasına destek olmak gerekir. İş disiplini geliştikçe ve yaşı da ilerledikçe kendisi zaten tüm kağıdı keyifle çalışıp, dolduracaktır.
Suluboya her yaşın boyasıdır, rahatlıkla kullanılabilir. Kullanma yolunu öncelikle biz öğrenmeliyiz. Pratik bir çalışmadır. Sıklıkla kullanabiliriz. Basit bir dille çocuğa anlatmalıyız.

3- Uygulayıcılar-öğreticiler-veliler bilgili, anlayışlı olmalılar.
Çocuğun kağıda çizdiği bir nokta olağan üstü değerlidir. Çocukları anlamak, işlerini kolaylaştırmakla, kendi işlerimizi kolaylaştırmaktayız. Sorumlu kişiler sorumluluklarını biliyorsa çocuklarda sorun olmaz. Elbette biliyoruz ki, ekonomik sıkıntı içinde olan insanların, sosyal yaşantısı ve hakları da zorlaşmaktadır. Böylece çocuğa destekleri azalmaktadır. Bunun en kısa çözümü; çocuk sayısını akıllıca belirlemektir.

4- Araç gereç ve ortamı hazırlayalım.
Resim yapmak bir oyundur. Bu çocuk için daha keyifli anlar demektir. Oyunun kuralları vardır. Resim yapmanın da kuralları vardır. Her kural yaşa uygun konmalıdır. Öğreticiler bu kuralları uygun zamanda uygulayabilirse sorun olmaz. Sorunlu çocuk değilse; yani hasta, engelli gibi bir özelliği yoksa öğreticiler yanlış yapıyordur. Burada bir söz daha gereklidir: Çocukla öğretici uzun süre bir arada olabilirse uyum sorunu azalacaktır, sorunlar varsa da çözümü kolaylaşır. Bir orda, bir burada, bir başka yerde büyüyen çocuğun gelişmesi karmaşıklaşır. Bu da sorun demektir.
Diyelim ki sorunumuz yok. Resim yapmak için evdeyiz. İlk kural bir sınır çizmek olacaktır. Bunu bir örtü ya da masa büyüklüğünde bir kumaş ile yapacağız. Yerdeki kilim-halı üzerine kumaşı sereriz. İşte sınırımız. Çocuk bu sınırın dışına çıkılmayacağını kısa sürede öğrenir.
Kumaşın üzerine, 35x50cm. bir kontraplak-tahta-duralit cinsinden bir altlık koyarız. Altlığa bir 25x35cm. resim kağıdı yerleştiririz. Kağıdı alttan çift taraflı bant biçiminde yapıp yapıştırırsak, oynamaz, rahat çalışılır.
Boyamız öncelikle ve öncelikle az yağlı pastel boyadır. Nasıl anlarız bakalım az yağlı pasteli. Parmağınıza sürünüz, toz tebeşir gibi bir iz bırakır. Çok yağlı olursa yumuşak kalır ve ezilir. Çalışma zorlaşır. Yağsız pastel ise kurşun kalem gibi serttir. Boyalar karışmazlar, çocuklar yeni renkler bulamazlar. Haliyle yenilikleri keşfetme hazzı tadamazlar. Bu tadı tatmaları gerekir.
Bir çay kaşığı koyarız boyaların yanına. Sap ve ağız kısmını birleştiren beli kalın olursa iyi olur, bükülmez.
El bezimiz de olmalı. Elini kendisi silmeyi öğrenir.
Bu hazırlığa çocuğu katmalıdır. Yap, gel kaldır, tut demeden ama. Biz yaparız, uygularız ve giderek çocuğu da kışkırtarak işe katarız. Yoksa işi zora sokarız. Çünkü, çoğu çocuk emirden hoşlanmaz.
Anlattıklarımız 2,5 -3 yaş çocuğu ile başlanarak 9 yaş dahil uygulanabilir. 10 yaş çocuğu farklı özellikleri olan guruptur. (6-14 yaşlarında Resim-İş Eğitimi -Şakir SAĞLAM-Esin Yayınları, kitabımızda bulabilirsiniz)

5-Sıra resim yapmakta.
Çocukla, resim hakkında konuşmak başlangıç için iyi bir adımdır. Hangi yaşta olursa olsun çocuk konuşmaktan olumlu yararlanır. Sorular ve açıklamalar bilgi yenilemesidir. Yenilenen bilgi göz önünde canlanır, yaşar o bilgileri çocuk ve resim o konuşulanlarla kişisel düşünce-yorumların bileşimidir.
Çalışmalarda samimiyet görevlinin-velinin en önemli tavrı olmalıdır. Gereksiz abartmalar, yüceltmeler ya da incitmeler olmamalıdır. bireylerin kattıkları doğru yönelimlerle güzelleşen bilgi ve birikimler eğitimi de güzelleştirebilir. Haliyle çocukla çalışılırken bu kirliliğin sonucu objektif olmama yüksektir. Objektif olmakla eğitime-insana katkı olumlu olacaktır.
Çalışmalar sırasında, görevlilerce ASLA ÖRNEK YAPILMAMALIDIR. Bazı eğitimcilerin, çocuk ne yapacağını nasıl öğrenecek dediklerini duymaktayım. Çocuğa örnek resim yapmak 5 cinayetten biridir. Aşağıda anlatılacaktır. Çocuğa ne yapacağını anlatmanın tek yolu olayları, yapacağı işi ya da nesneleri konuşmak, açıklamaktır. Sorulara sonsuz sabır ve dikkat göstermeli ve sakince yanıtlamalıdır.
Kurallar, bu sürece serpiştirilerek davranış oluşturulur.
Çalışma sırasında pastelin yanında kara kalem kullanma isteği önceleri yoğundur. Veriniz. Ama hafif çizim olmasını söyleyiniz. Pastel boyanın altında görünmesi hoş olmaz diye açıklayınız. Pastel boyanın açık renkleri kalem gibi kullanılınca sorun çözülür. Bir süre sonra istemeyeceklerdir.
Pastel boya ile çay kaşığını mutlaka kullandırınız. Kaşığın her yanı ile pastel boyayı karıştırabilir, ezerek yeni renk tonları bulabilir, çizgiler çizerek yararlanabilir.
Resim yapan çocuklar 3-7 yaşlarında erken bitirdim diyerek ya başka resme geçebilirler. Ya da küçük kasların gelişme seviyesine göre yorulurlar, kalkıp gidebilirler. Konuşmak, soru sormak gerekir. Dil gelişimi için de konuşturulmalıdır. Anlamadığımız konular da olacaktır. Küçük yaşlarda bu durumu hissettirmek sorunlara yol açabilir. Yaş büyüdükçe, bilmiyorum ama öğrenip sana söylerim demeli. Dediğimizi de yerine getirmelidir.
Resim bitince beğendiklerimizi değil, konuşarak ortak beğendiğimizi bir asma yeri yaparak sergilemelidir. Derslikte isek sergileme yeri mutlaka yapılmalıdır.
Beğenilmek, her yaş insanı için geçerlidir. Çocuk için ise kaç kat fazla gereklidir. Resimlerini beğendim demek gerekir. Ancak eleştiri varsa, atlamadan şunu yaparsan daha farklı-güzel olur da demelidir. Bu tavır, karşılıklı güven yaratır. Yapamamışsın, benzememiş, ne bu be, resim yeteneği yok gibi sözler asla söylenmemelidir. Söylenmemelidir çünkü, siz yetenek ölçecek kapasitede, özellikte biri misiniz? Böyle biriyseniz kabul. Bırakın ana-babayı, branşı olan kaç kişi yetenek ölçebilecek donanıma sahiptir?

       

(sağlıklı resim örnekleri-küçük yaştan büyüğe doğru)

6- İş disiplini yaşamın kendisidir.
İş disiplini ne demektir, yukarıdaki anlattıklarımızı özetleyerek tanımlayalım:
• Hazırlık yapmak,
• Gereçleri yerinde ve yeterince kullanarak işi tamamlamak,
• Bitirilen işi dosyalamak,
• Bitirilen işi sergilemek-sunmak iş disiplini demektir.
İş disiplini, alışkanlık haline getirildiğinde, bu alanda sorun kalmamış, eğitim başarılmıştır. Birey olma yolunda önemli adım atılmıştır.
………………………………………………………………………………..


Boyama Kitaplarının 5 CİNAYETİ

Boyama kitabı hazır çizimler sunma işidir. “Çocuğun işini, zorluklarını kolaylaştırma” biçiminde sunulmaktadır.
Oysa benim sunumumda tam tersi bir durum vardır:
Çocuğa zorlukları da kolaylıkları da sunmalıdır. Bize düşen görev çocuğa destek olmaktır. Sorunlarını kendi çözecek donanımda gelişimine destek olmaktır. Araç, gereç ve ortam hazırlığı yaparak destek olmaktır. Sorunu birlikte çözebiliriz ama biz çözmemeliyiz. Sorunu biz çözüyorsak, zaten ona saygısızlık etmiş, onu hiçe saymış oluruz. Çocuğa saygı duyarsak, kendine güvenen, özgür, deneme meraklısı, çalışmaktan keyif alan çocuk gerisini çözer. Zorluğu da keyfi de çocuğun hakkı olarak görmek gerekir.

(NOT: Üç resmi çeşitli kaynaklardan aktardık.)

    

Resim-1 


Bu örnek resmi ele alalım. Resim-1 hazır çizim verilmiş, ya benzer çizim ya da boyama isteniyor çocuktan. Ve büyük bir olasılıkla resim üzerinde de konuşulmamıştır. Çocuk algıladığı, bildiği kadarını çizer, boyar. Bu resimde olmayanları da çizebilir, olanları da çizmeyebilir. Kendi kararı olmalıdır. Bırakılsa zaten iyi kötü bunları çizer ya da boyar. Aynı konuda belki ve büyük bir olasılıkla başka şeyler çizmek isteyecektir. Renkleri de başka olacaktır.
Sanki hiç gelişmeyen bir birey yapılandırılmak istenmektedir.
   

Resim-2 Bu resim çocukça mı? Kaç yaşındaki kişi çizmiştir sizce?


Ana okulları, okul değildir. Adı bile değiştirilmelidir. Veliler bir çok şeyi bilmek zorunda değildir. Onlar görevlilere güvenirler. Ama görevliler çocukları eğlendirip, uyutup zamanın dolması sağlıyorsa velilere de sorumluluk düşmektedir. Çocuklarının eğitim sürecini izlemek ana-baba sorumluluklarıdır. Peşini bırakırlarsa yarın dizlerini döverler. Ana okullarının eğitimsel programları belirlenmelidir. Statüsü ve ne yaptıkları belirlenmelidir. Görevlilerin görevleri belirlenmelidir. Bu yerleri ve görevlileri uzmanlar denetlemelidir

Biz, daha bir çok nedenle cinayet dediğimiz, bu resimlerden yararlanarak BOYAMA KİTAPLARINI dönelim:
    

                           Resim-3a                                                   Resim-3b

 Eline resim verdiğiniz çocuğa, daha işin başında sen resim yapmasını bilmiyorsun dedin. Bu resmi kaç yaşındaki ressam-grafiker çizdi de bu resmi 5 yaşındaki, ne bileyim 3 yaşındaki çocuktan nasıl isteriz. Gerisi yok. Söz bitti. Bunu deme hakkımız var mı? Yok. Niye verdik ? Kitap hazırdı. Üstelik parası da veliden çıkar. Eğitim harcamalarının içinde kaynadı belki de.

Çocuğun tarafından bakılınca ise durum şu: (Belki de bu sorular çocuğun aklına gelmiyordur. Belki de biz, büyük olarak deneylerimizden çıkardıklarımızla böyle konuşuyoruz.)

Ben şimdi bunu nasıl yapacağım? Ne kadar zor. Elim titriyor. Ya benzetemezsem! Ya aynı rengi bulamazsam! Çizginiz dışına taşırırsam, bana ne derler acaba? Rezil olacağım. Ya hiç yapmasam. Şimdi bir mızıkçılık çıkarsam mı? Karnım ağrırsa. Tuvalete mi gitsem yoksa? Uykum gelse de olur. Kağıdı yırtabilirim, boyayı kırayım en iyisi…
Denemeye gücü olamayabilir. Her şeye karşın bazı çocuklar dener. Ama bir iki kişi dışında başarılı olan da çıkmaz. Sonuç: Başarısızlık.

ÖZETLERSEK:

1- Hayal gücü açısından: Hayal gücünü kullanma zorlaşır. Hayal gücü gelişimi engellenmektedir. Kullanılmayan bu güç gelişemez.
2-Sınırlar açısından: Her çizgi bir sınırdır. Sınırlar, kurallar konmuştur, kıpırdama, ayağını uzatma, su gibi komutlara dönüşmüştür. Korku ve güvensizlikle karışmıştır. Kurallar olmalıdır elbette, bu iş içinde yaparak-deneyerek kazandırılmalıdır.
3-Korku açısından: Korku hatta tehdit yaratılmış, iş yapmak yerine hilelerin önü açılmıştır. Giderek iki yüzlülüğe doğru dönüşmüştür. Kişilik erozyonu başlamıştır…
4-Güvensizlik açısından: Güvensizlik büyük tehlikedir. Kendine güvenmeme, kendini ortaya koyamama her konuda ortaya çıkmaya başlar. Çocuk neşesiz olur. İsteksizleşir. Yemekten bile kesilebilir. Yaşama sevinci kırılabilir. Bir şey yapamama, işe yaramayan biri olma duygusu, giderek kendine düşman olmaya dönüşebilir. İntiharlar olabilir.
5-Kararsızlık açısından: Kararsız birey zekasını kullanmaya zahmet etmez, denemez. Başarısızlığı kolayca görebilirsiniz.

İŞTE 5 CİNAYET!


Karasızlık en son vurgun. İki arada bir derede kalan bireyi yönetmek en kolayıdır. Bu tip bireyler büyüdüğünde, iş kuracağı, eş seçeceği, yol bulacağı, oy kullanacağı, hak arayacağı; kısaca her yerde yönetilecektir. OYSA KARARLI BİREY HER YERDE SEÇİMİNİ BELİRLER, TAVIR ALIR, HAKKINI ARAR, ALIR DA.

Görüldüğü gibi olumlu bir uygulamayı ve boyama kitabının olumsuzluklarını anlattık.
Seçim sizin, kolaylıklar dileriz..
BAŞARILAR…

Şimdi son birkaç söz:
• 12 eylül sonrası yıllar, Ankara’da 8 ABD’li eğitim uzmanı çalışmıştı, hem de kaç bin dolar almışlardı. Neden Ankara’daydılar o ABD’liler? Bizim koskoca eğitim profesörlerimize ne olmuştu?
• Tüm bunlar planlı bir biçimde uygulanıyor da haberimiz bile olmuyor mu yoksa?
• Eğitimciler, ana-babalar, büyükler sınıfsal göz boyacılığından kurtulup, kendi yerinizden bakarsanız bu sorunlara; anlayacak ve aşacaksınız. Yoksa hastalıklı toplum, hastalıklı bireylerle daha çok uğraşmak durumundayız.
• Kapitalizm kirlidir ve haliyle kapitalist toplumu da kirletir. Bu durumda kişilerin-bireylerin de kirli olma olasılığı yüksektir. Temiz bireyleri yetiştirme çabaları boşa gitmemelidir. Kirliliğe bulaşmamış ya da kendini korumuş olan bireyler çabanızı kolaylaştıracaktır.
                                                                                      Şakir Sağlam / 2010-05-18 - İstanbul

"Türkelli'den Tünya'ya bir Damla T"

Sanata dokunmaya devam. 

Sanat; güzel duyguları geliştirir. Güzellikleri görmeyi, aramayı ve üretmeyi etkinleştirir. Güzeli üretirken, güzel insan oluruz. 

GÜZELLİKLE...

Tsanat / Şakir Sağlam

Dil Çevirici

trzh-TWenfrdejalvrues
United States 41.2% USA
Turkey 36.2% Turkey
Russia 17.7% Russia

Total:

24

Countries
2461881
Today: 4