Heykel üretimim.

Heykellerimde KÖPRÜ PROJEMİ uyguluyorum. Köprüyü neden seçtim? Gerçekte, O beni seçti. Peşimi bırakmadı. Yaşamımı var eden, belirleyen, yol veren UZUNİSİNUĞU DERESİ’ndeki KÖPRÜdür. Yıllarca bu köprüden geçerek ilçemiz Beşikdüzü’ne gittik, geldik. Ha düştük ha düşeceğiz endişesi hep bizimleydi.

Köprü ile heykel içeriği olarak İNSAN ve sürecini anlatıyorum. Doğduk, büyüdük, yaşamda yerimizi alıyoruz. Bu süreçten söz ediyorum. Örneğin; heykellerimi iki gövde oluşturuyor. Bu gövdeler aynı zamanda çiftleri-eşleri de anlatmaktadır. Birbirine olan fiziksel ve duygusal bağlar ile KÖPRÜ kurulur. Ortadaki, köprü üstündeki üçüncü-dördüncü bireydir. Bu eşlerin çocuklarıdır.

İzleyenlerin kavram geliştirmeleri beklenir. Eğer işlerime yüklediğim betimlemeleri izleyenler bilmiyorsa, o zaman genellikle şu soru sorulur: BURADA NE DEMEK İSTEDİNİZ?

KAVRAMSAL, KAVRAM, SANAT

Sanat, yaratmaktır. Yaratıcılık, sanatçının üretim sürecidir.

Sanatçı insandır.

Bazı İlkelerim :

İnsanlardan alıp, yeni biçimini yaratır ve onlara geri vermek. (Üretiminin kaynağı, nedeni, besini insandır. )

Birliktelik, “Yaşama tutunuş”.

Üretim: Kavram, kurgu ve uygulama.

Kavram, heykelin canıdır. Malzeme fiziğidir.

Yararlı ve güzel olanla yürüyüş.

Giz değil, açıklılık. Anlaşırıl olmak.

Olağanüstü değil olağan.

Sade ve az malzeme ile şatafatın kirini azaltım.

Geçmişin deneyim ve uygulamalarını içselleştirerek, yenidenlik.

Farklı malzemeleri uyumlaştırmak. Farklı insanların, farklılıklarıyla uyum sağlayabilmelerine yönelmek.

Kolaylılık özelliği ile “ben de yaparım” duygusunu ve kendine güveni yaşatmak.

Kendi kültürlerine bakabilmek, görmek, anlamak, sormak, tartışmak, sorgulamak, çözümlemek.

Doğadan alınanı, doğaya salmak. Hak edene sunmak.

Atılanları değerli kılmak, yeniden var etmek, işe yaratmak. Çöp olmaktan kurtarmak.

Her insan tarafından ulaşılabilir olmak. HİRA DAĞINA oturmamak, oturtulmamak.

Heykelin, “kaide” sınırına hapsolmamak. Kendi tabanı-ayakları üzerinde durarak, insanlarla buluşmak.

Yalnızlık- kendi başınalık değil, insanların arasındalık. Kentte, köyde, evde insanlarla yaşamak.

Çeşitli uygulamalarla, doğa koşullarına içerde ( küçük boyutlu) ve dışarda (büyük boyutlu-abide) dayanıklılık, yaşayana direnci taşımak.

HEYKELLERİM VE UYGULAMA ANLARI:

Videoda heykellerimin DIRMAÇ ve DASTAR ile nasıl sanatıma katıldığını da anlatıyorum. Dastardan akan renklerin, biçimlerin oluşumunda nasıl yer aldığını görüyoruz.