*Sanat,biçim ile içeriğin dengesidir.*
Böyle bir kesinlik kime göredir? Tartışıldı yüz yıllardır, tartışılacak daha.
Sanatın her disiplini için biçimsel sorun aynı görselliği taşımaz. Görsel sanatlarda da farklıdır. Örneğin resimde iki boyutlu, yontuda üç boyutludur…Kullanılan araç gereçlerde de farklılıklar yaşıyoruz. Bu farklılıklar sanatın doğası gereğidir.
Ben biçimsellikle uğraşırken, resmin dış biçimine yöresellik boyutunu katarak :
Türkelli-köyüm,
Trabzon-ilim,
Türkiye-yurdum
olunca, bu harfi kullanmaya karar verdim.
T resimleri böyle oluşmaya başladı. Önce içi boş bir çerçeve belirdi….Sonra içinde figürler yer kapma yarışına girdi. Elbet-motiflerin hakkını da yemeden…Yöreselliği figür resmi verebilirdi…
Kişiselliğime de uygun bu…

T ve BEN

T oluştu ve yaşıyor

656_denizci_55x65_tuy

Tüm T ler farklı anları yaşadılar…

Türkelli’de yaşananlar çocukluğumdu. “BEN”deki özü yaratan yer Türkelli.
Canıma can katan suyunu, o dağlar verdi. Kanımı canlandıran meyveler, lahana, mısır; çimenine uzandığım, oynadığım topraklar Türkelli’de. İlk öğretmenlerimle, Türkelli İlkokulu’nda karşılaştım. Birlikte taş taşıdım sevgi dolu insanlarıyla. Kemençeler eşliğinde su yollarında çalıştık dayılarımla, bibilerimle. Fideler dikip aşı yapmayı Türkelli’de öğrendim. Sığırlarını otlattım, buzağısını doğurttum ve büyüttüğüm düveler saçlarımı yalardı teşekkür için. Gözlerime bakışlarını hala görüyorum. Kaval yapıp çaldığım imeceler Türkelli’deydi. Arkadaşlarımla çimdim derelerinde. Çok sevdiğim teyze çocuklarımla burada kavga ettim. Beş yaşımda keseri elime burada tutturdu Ustam babam. Sis Dağı Yaylası’na, Kadirga Yaylası’na buradan yürüdüm otçularla. Okumamı sağlayan, ısırgan otu Türkelli’deki evimizin önündeydi. Babamın ölümünü bu köyde yaşadım. İlk isyanlarımın görünmeyen bayrağı bu topraklarda yükseldi. Burada aşık oldum…
Trabzon’da yaşanan gençliğimdi, hasretliklerimdi. “BEN”i yaşama hazırladı ve yaşama karıştım.

Türkiye’de yaşadıklarım ise, “BEN”i oluşturdu. Türkiye, yaşam serüvenimin, kavgamın alanı.
Her birinin özelliği, yaşanmışlıkları farklı, ama içerikleri aynı. “BEN” i biriktirdiler. Ben şimdi T lerle yürüyorum. Ellerim, gözlerim, pusulam T lerim. Benden Tünya’ya bir damla T taşıyorlar.
Süreç ilerliyor, benimle ve kendiliğinden…
Türkelli’den Tünya’ya bir damla T…
GÜZELLİKLE…

Şakir Sağlam /2001